3 haftalıktan küçük yavrularda sık görülür ve sistemik, nekrotizan ve ölümcül karakterde bir hastalığa neden olur. İki haftadan büyük ve yaşlı köpeklerde pek fazla klinik bozukluğa neden olmamaktadır. Yaşlılarda infeksiyon solunum sistemi ile sınırlı kalırken transplasental bulaşmalarda fötal ölümler görülür. Seksüel olgunluğa erişen köpeklerde subklinik yada solunum veya ürogenital hastalığa neden olur.
Etiyoloji
Herpes virusların alfaherpes alt grubunda bulunur. Zarlı çift iplikçikli linear bir DNA’sı vardır.bİkosohedral kapsidi vardır. İmmunolojik olarak tek tiptir. 56 derecede birkaç dakikada inaktive olur. Köpek epitelyum hücre kültürlerinde ve devamlı hücre kültürlerinde CPE oluşturarak ürer.
Epizootiyoloji
Tüm dünyada yaygındır. Bulaşma kontakt yolla ( salya, vajinal sekret) ve plasenta yoluyla olur. Sindirim, solunum ve genital kanal mukozalarından virus girer. Subklinik infekteler rezervuar olarak kabul edilirler. Genç köpekler daha duyarlıdır.
Patogenez
Virus ilk olarak burun mukozası, farinks ve tonsillalarda çoğalır. Daha sonra lökositlerde virus çoğalır ve viremi şekillenir. Daha sonra başta damar endotelleri olmak üzere beyin dahil birçok iç organda çoğalır. Vucut boşluklarında kanla karışık seröz sıvı, dalakta şişme, solunum bozuklukları ve nekrotik trakeitis oluşur. Seronegatif anneden doğanlar dişi vajinasından yada diğer infekte hayvanlardan etkeni oronasal yolla alarak infekte olabilirler. 4 haftalıktan küçüklerde hipotermi oluşur ve ölümle sonuçlanır.
Klinik Bulgular
İnkübasyon periyodu 3-8 gündür. Abdominal ağrı, iştahsızlık, solunum güçlüğü ve ishal görülür. Yaşlı köpeklerde dikkatli muayenede vajinal akıntı ve vajina, penis ve prepisyumda nodüller görülebilir. Virus ayrıca diğer etkenlerle birlikte solunum sisteminde bozukluk oluşturur. Sinirsel semptomlar şekillenebilir ve 6-9 günde koma durumu ve ölüm görülür. Perakut olgularda 12 saatte içinde ölüm şekillenebilir. Herpesvirusu ile infekte olan köpeklerde semptomatik veya asemptomatik bir dönemden sonra latent infeksiyon gelişir. Latent infeksiyonun süresini periyodunu ve bu periyottaki virus saçımın zamanını kestirmek zordur (aylar veya yıllar olabilir). Latent infeksiyonlar herhangi bir stres durumunda tekrar aktive olabilmektedir. Latent infekte hayvanlar PCR ile ortaya çıkarılabilir. PCR ile trigeminal gangliyonlar, lumbo-sakral gangliyonlar, tonsiller ve partiroid bezinde virus saptanabilmiştir.
Gebeliğin son 3 haftasında herpesvirüs (CHV) ‘ye karşı bağışıklığı düşük köpeklerin yeterli derecede virusu alması annenin ve daha sonra yenidoğanın enfeksiyonuna yol açabilir. Anne köpeklerde klinik bulgular genellikle hafif, berrak, burun akıntısı ve hapşırma ile sınırlıdır. Geç dönem abort ya da yaşamın ilk birkaç haftasında neonatal ölüm sıkça görülür. Gebeliğin son zamanlarda enfekte olmuş dişi köpekler genellikle minimal klinik bulgulara sahiptir, ancak koruyucu maternal antikorlar oluşturmak için yetersiz zamana sahiptir ve pasif bağışıklığın (transplasental veya transmammary) yenidoğanlar tarafından elde edilmesine izin verir. Yetersiz gelişmiş bağışıklık sistemleri ve yaşamın ilk günlerinde yetersiz olan regülasyonlar, yenidoğanlar için sistemik viral enfeksiyona karşı hassastır. Yavruların pasif bağışıklık kazanması için doğumdan hemen sonra kolostrumun yeterli miktarda alınması gerekir. Anne ve yavruları arasında koruyucu bağışıklığın (plasental veya kolostral antikorlar) iletilmesi, yeterli serum maternal antikorlarının önceden var olmasına bağlıdır.
Herpesvirüse sahip anneden, enfeksiyöz vajinal sıvılar veya oronasal sekresyonlarla temasla yenidoğana aktarılır. Yenidoğanda klinik bulgular ilerleyici ve şiddetlidir ve anoreksi, dispne, karın ağrısı, inkoordinasyon, ishal, hemorajik nazal akıntıya neden olur. Uterusta veya doğum sırasında enfekte olmuş yavrularda ölüm oranı genellikle% 100’dür ve ölümler ilk birkaç gün içinden 3 haftaya kadar meydana gelir. Herpesvirüs’e maruz kalan 3-4 haftalıktan büyük yavruların enfekte olması; körlük ve sağırlık gibi daha sonra merkezi sinir belirtileri ile ilgili veriler bildirilmiştir. Gebelik sırasında dolaşım yoluyla enfekte olmuş olan yarvular eğer yeterli maternal antikor almişsa enfeksiyona dirençlidir.Yakın zamana kadar, yenidoğanlardaki CHV enfeksiyonunun tedavi ile iyileşmesi, nadirdir. Kalıcı kardiyak ve nörolojik hasar oluşabilir. Etkilenen anne köpeklerde bağışıklık serumu ile tedavi, enfekte yavrularda etkisiz olduğu bildirilmiştir. Aşı gelişimi, herpesvirüsün zayıf immünojenisitesi tarafından engellenir, örneğin kedigiller ve sığır rinotrakheiti gibi farklı türler için geliştirilen diğer herpesviral aşılarla kanıtlanır. Avrupa’da şu anda ticari bir CHV aşısı mevcuttur.
Laboratuvar Tanı
Histopatolojik olarak Karaciğer hücrelerinde inklizyon cisimcikleri görülür. Etken köpek hücre kültürlerinde kolayca izole edilebilir. Gençlerde virus izolasyonu yoluna gidilir. Yaşlılarda serolojik olarak antikor aranır.
Tedavi
Antiviral ajan asiklovir ile başarılı tedavi bildirilmiştir. Asiklovir, herpes simplex dahil olmak üzere çeşitli virüslere karşı aktivitesi olan bir antiviral ajandır. Asiklovir tercihli olarak duyarlı virüsler tarafından alınır ve viral DNA replikasyonunu inhibe ederek aktif trifosfat formuna dönüştürülür. Asiklovir oral uygulamadan sonra zayıf emilir ve öncelikle hepatik olarak metabolize olur. Asiklovir nefrotoksik ilaçların toksisitesini artırabilir.
Koruma ve Kontrol
İnfeksiyonu geçirenlerde uzun süre devam eden nötralizan ve 4-8 haftada kaybolan komplementi bağlayan antikorlar oluşur. Yavrulardaki şiddetli infeksiyon insidensi düşük olduğundan ve yaşlılarda orta şiddette
infeksiyon oluşturduğu için aşı geliştirme çalışmalarında çok istekli olunmamıştır. Hastalıktan oluşan kayıpları azaltmak için infrared ışıkları ile vucut ısısını arttırma yoluna gidilmesi yararlı olabilir. Köpekleri herpesvirus infeksiyonlarından korumak amacıyla 2003 yılından beri Avrupa’da subünite aşısı kullanılmaktadır. Bu aşı gebe hayvanlara uygulamak üzere özel olarak geliştirilmiştir. Gebe köpeklere 2 defa uygulandığında oluşan maternal antikorların yavru köpekleri ilk haftalarda koruduğu vurgulanmıştır

