Homeopatik ilaçlar, benzer benzerini iyileştirir ilkesiyle çalışırlar. Sağlam birisine verildiğinde, hastalık belirtilerine neden olan bir madde, aynı zamanda aynı bulguları taşıyan hasta birine verildiğinde iyileştirici etki sağlar. Örneğin, ısırgan otu dokunulduğunda deri tahrişi ve kaşıntıya neden olur. Homeopatik ilaç olarak hazırlandığında ise kaşıntılı deri tahrişlerini iyileştirir.

Epilepsili hastalarda nöbetlere neden olan şey bilinmediğinden, homeopatik ilaç olarak hazırlanmış tek bir reçete de yoktur. Hastanın durumuna göre birçok homeopatik ilaç birden kullanılabilir. Epilepsili hastanın semptomlarına uygun homeopatik ilaç bulunduğunda başarı elde edilebilir.

Olgu örneği: 12 yaşında bir Podel’ın bir günde geçirdiği sayısız nöbetleri için Fenobarbital tedavisi uygulanmış, ancak sonuç alınamayınca homeopatik silika ile tedavi sağlanmıştır. 3 ay sonra nöbetlerin azaldığı bildirilmiştir.
Homeopatik ilaç doğru seçildiğinde hasta tedaviye çabuk yanıt verir. Homeopatik ilaçların diğer ilaçlar gibi, istenmeyen yan etkileri yoktur.

 

Thuja Occidentalis 30C: 1 aylık tedaviden sonra durum değerlendirilmesi yapılır. Düzelme sağlanmışsa başka bir tedavi düşünülmeyebilir.

Arnica Montana 30C: Kafa travmasından sonra gelişen epilepsilerde iyi sonuç verir.

Doku tuzları:
Tedaviler başarısızsa denenir. Sağlık ürünleri ve destekleri satan dükkanlardan temin edilir. Diğer homeopatik ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Günde bir kez kullanılıp hastanın semptomları gözlenir. Kullanılan bazı doku tuzları şunlardır:
Kali Phosphoricum 6X: Uykusuzluk, irritabilite, aşırı sinirlilik, sinir gerginliği gibi sinirsel rahatsızlıklarda kullanılır.
Ferrum Phosphoricum 6X: Kafa travması ve kanamasıyla birlikte görülen nöbetlerde kullanılır.
Natrum Sulphuricum 6X: Travma sonrası gelişen epilepsilerde kullanılır.
Silicea 6X: Gece ya da uykuda gelişen nöbetlerde kullanılır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir