Epilepsi, beyindeki nöronların ani, aşırı ve düzensiz deşarjları sonucu meydana gelen sinir sistemi rahatsızlığıdır. Bilinç, davranış ve motor aktivitelerde önceden tahmin edilemeyen düzensizlikler görülebilmektedir. Epilepsi genel olarak toplumda % 1- 0.5 sıklıkta görülmektedir. Yaşamın çeşitli evrelerinde görülme sıklığı değişir; 20 yaş altında ve 60 yaş üzerinde daha sık görülmektedir. Çocukluk döneminde ailevi nedenli epilepsilerin ortaya çıkması, yaşlılık döneminde ise beyin damar tıkanıklığı ya da tümörlerin görülmesine bağlı olarak sıklığı artmaktadır. Bebeklerden yaşlı insanlara kadar herkes epilepsiye yakalanabilir. Roma imparatoru J. Caesar, Napoleon Bonaparte, Büyük İskender, İngiltere Kralı 5. Charles, Dostoyevsky, Vincent Van Gogh, Agatha Christie, P. I. Tchaikovsky, Leonardo Da Vinci, Sokrates gibi çoğu ünlü kişi epilepsiliydi .
Kedi ve köpeklerde ise tüm yaşlarda epilepsi gözlenebilir. Problemler iki büyük grupta toplanır. Birincisi beyin kaynaklı problemler diğeri beyin dışında gelişen problemlerdir. Genellikle 6 ay ile 2 yaş arasındakilerde ortaya çıkar. Viral, bakteriyel, fungal, protozoonal, beyin enfeksiyonları, beyin dokusu dejenerasyonları, beyin ödemi(hidrosefalus), beyin tümörü, çarpmalar, beyin kanaması, kafa travmaları gibi nedenlerle şekillenir.Beyin dışı problemlerin neden olduğu nöbetler ise; zehirlenmeler, karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, kalp hastalığı, kan şekeri düşüklüğü, enfeksiyon ve sinir- kas problemleri kaynaklı olabilir.
NÖBET
Nöbet, beyindeki elektriksel aktivitenin ani bir dalgalanma oluşturması ile vücutta oluşan etkiler bütünüdür. Nöbet yunancadan köken alan bir kelimedir. Bu terim ani ve şiddetli bir olay belirtmek için kullanılmıştır. Tüm nöbetler klinik olarak epileptik nöbete benzer ve kökenini bulmak kolay değildir. Epilepsi ise beyinde ani, anormal, senkronize ve aşırı miktarda elektriksel deşarjlar sonucu meydana gelen yani nöbetlerin periyodik ve tahmin edilemeyen tekrarlanmalarıyla karakterize olan beyin fonksiyonlarındaki bozukluktur. Tekrarlayıcı nöbetler şeklinde seyreden bu tabloya fokal ve/veya jeneralize kasılmalar, duygu ve hareket bozuklukları ve bazen bilinç kaybı eşlik eder.
NÖBETLERİN SINIFLANDIRILMASI
“Uluslar arası Epilepsi ile Savaş Derneği” (ILAE) 1989 yılında epileptik nöbetlerdeki farklılıkları, etyolojik faktörleri, yaş faktörünü, nöbet tipini, nöbeti uyaran faktörleri ve EEG bulgularını göz önüne alarak epileptik sendromlar için bir sınıflandırma yapmıştır. Bu sınıflandırma aşağıdaki gibidir.
I. Parsiyel (Lokal, Fokal) Nöbetler
A. Basit Parsiyel Nöbetler: (Bilinç bozukluğu yoktur) (%20)
1. Motor Semptomlu Nöbetler (Örneğin temporal lob epilepsisi bu sınıftadır)
2. Somatosensoriyel veya özel duyusal semptomlu nöbetler
3. Otonomik semptom veya bulguları olan nöbetler
4. Psişik semptomlu nöbetler
B. Kompleks Parsiyel Nöbetler (Bilinç bulanıklığı vardır) (%40)
1. Basit parsiyel başlangıcı bilinç bulanıklığının izlediği nöbet
2. Başlangıçtan itibaren bilinç bulanıklığı olan nöbet
C. Sekonder Jeneralize Olan Parsiyel Nöbetler
1. Basit parsiyel şeklinde başlayıp jeneralize olan nöbetler
2. Kompleks parsiyel şeklinde başlayıp jeneralize olan nöbetler
3. Basit parsiyel şeklinde başlayıp, kompleks parsiyele dönüşüp jeneralize olan
nöbetler
II. Jeneralize Nöbetler
a. Absans Nöbetler (Petit – mal) (%10)
b. Miyoklonik Nöbetler
c. Klonik Nöbetler
d. Tonik Nöbetler
e. Tonik – Klonik Nöbetler (Grand – mal) (%20)
f. Atonik Nöbetler
III. Sınıflandırılamayan Epileptik Nöbetler
a. Febril Nöbetler
b. Status Epileptikus
c. Akut Metabolik ya da Toksik Nedenlere Bağlı Nöbetler(7)
Jeneralize nöbetler; her iki hemisferden eş zamanlı kaynaklanan, parsiyel nöbetler ise serebral hemisferin herhangi bir bölgesinden kaynaklanan nöbetlerdir.
Parsiyel (fokal) Nöbetler; Bir serebral hemisferin lokal bir bölgesindeki nöronların deşarjları sonucu ortaya çıkan, klinik ve elektroensefalografik bulgusu anatomik lokalizasyonla ilgili olan nöbetlerdir. Nöbet sırasında bilinç kaybı olup olmamasına göre ikiye ayrılır. Parsiyel bir nöbet yayılmadan sona erebilir, korteksin diğer bölgelerine yayılabilir veya deşarjlar yaygınlaşarak tonik-klonik nöbete dönüşebilir.Basit parsiyel nöbetler; el ve ayak başparmağı ya da ağız kenarında istemsiz hareket şeklinde başlar. İstemsiz hareketler sonra yayılarak kola, bacağa ve yüze yürür.
Bilinç kaybı yoktur.
Kompleks parsiyel nöbetleri basit parsiyel nöbetlerden ayıran en önemli özellik nöbet sırasında bilinç kaybı olmasıdır. Hastalar nöbeti hatırlamaz. Kompleks parsiyel nöbetlerin çoğu temporal lob kaynaklı, daha seyrek olarak da frontal lob kökenli olabilirler. Kompleks parsiyel nöbetlerin süresi 30 sn. ile birkaç dakika arasında değişebilir. Bilinç bulanıklığı ile birlikte psikomotor otomatizm görülür. Otomatizm bilincin bulanması sırasında ortaya çıkan az veya çok koordine istemsiz hareketlerdir. Otomatik hareketler sırasında hasta ayakta durmaya veya yürümeye devam edebilir. Postural fonksiyonlar genellikle iyi korunmuştur.
Absans Nöbetler; Birkaç saniye ile birkaç dakika arasında değişen nöbetler görülür. Başlangıç anidir, yapılmakta olan aktivite aniden durur, hasta boş bakışla hareketsiz kalır, gözler kayabilir, postural tonus korunduğu için düşme olmaz.
Miyoklonik Nöbetler; Kas gruplarının istem dışı, ani, hızlı kasılmaları söz konusudur. Aslında normal kişilerde de ani ses veya ışık uyaranı ile veya uykuya dalarken ortaya çıkan sıçramalar bir tür miyoklonik kasılmalardır. Ekstremitelerde özellikle üst ektremitede ani, çok kısa süreli fleksiyon veya ekstansiyon şeklinde kasılmalar ile karakterizedir.
Atonik Nöbetler; Ani tonus kaybı sonucu dizler bükülür, ani düşmeler olur.
Tonik-Klonik Nöbetler; Grand-mal nöbet olarak da adlandırılmaktadır. Bu tür nöbetlerde hasta konvülsiyon geçirir. En ağır ve en çok bilinen nöbet tipidir. Nöbetlerden önce sinirlilik, baş dönmesi, baş ağrısı, istemsiz kas seğirmesi gibi belirtiler görülebilir. Nöbetin başlaması ile tüm çizgili kasların ani kasılması sonucu hasta yere düşer, bazı hastalar çığlık atar, çoğu kez dişlerini sıkar, dilini ve dudağını ısırabilir, solunum durduğundan siyanoz oluşabilir. Tonik faz 10–20 saniye sürdükten sonra 40–60 saniye süren klonik faz başlar. İstemsiz çekilme hareketleri, salivasyon veya köpük gelmesi meydana gelir. İdrar ve daha seyrek olarak da gayta inkontinansı görülebilir. Klonik kasılmaların bitmesinden sonra hasta derin bir uykuya dalabilir veya kontüzyon görülebilir.
Tonik Nöbetler; Hasta, saniyeler süren opistotonus postürü alır. Gözler genellikle yukarı kayar ve siyanoz görülebilir. Daha çok uykuda ortaya çıkarlar.
Klonik Nöbetler; Bazen vücudun bir yarısında bir veya iki ekstremitede fokal kasılmalar kalabilir. Ardı sıra fokal sıçramalar şeklinde olabilir.
Epilepsi gibi nörolojik hastalıklarda nöron hasarı karakteristikdir. Bu yüzden de nörolojik hasara bağlı insan ve hayvanlarda ölüme kadar neden olabilen ciddi bir hastalıktır. İnsan hekimliğinde olduğu kadar veteriner hekimlikte de epilepsi önemli bir yer tutar. İnsanların yanı sıra hayvanların da yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Epilepsi en çok kedi ve köpeklerde görülmekle beraber, daha seyrek olarak atlarda ve hatta sığırlarda görülebilmektedir. Ancak, kuş, sürüngen ve tavşanlarda henüz belirlenmiş bir çalışma yoktur. Epilepsi tedavisi gören hayvanların daha çok kedi ve köpek olması belkide, hasta sahiplerinin hekime başvurması sonucu karşılaşılan bir durum olabilir.

